Reklamlar

Bergama’da Gezilecek Yerler

 

Foça gezimiz sonrası rotamızı Bergama’ya çevirerek Helen, Roma ve Bizans uygarlıklarına ev sahipliği yapmış bu tarihi ilçeye doğru  yola çıktık. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapan bu tarihi ilçede gezilecek yerler ile Bergama izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.                                                                                                                                                                                                                                                             

Bergama Belediyesi Tarafından hazırlana turist haritasına göre de Bergama da gezi rotanızı belirleyebilirsiniz.

Bergama Cumhuriyet Caddesi

Dünyaca ünlü bir çok tarihi esere ev sahipliği yapan, 8500 yıllık tarihi geçmişiyle Ion, Helen, Roma ve Bizans uygarlıklarına ev sahipliği yapmış  Bergama, tarihe tanıklık etmiş İzmir‘in şirin bir ilçesidir. Buram buram tarih kokan sokakları, yüzyıllara meydan okuyan tarihi eserleri ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken Bergama, yüzyıllar boyu sağlık, kültür ve sanat merkezi olmuştur.

Bergama; İzmir’in kuzeyinde, merkeze 107 kilometre uzaklıkta bulunan İzmir’in bir İlçesidir. Sahip olduğu zengin tarihi geçmiş ve arkeolojik açıdan 1878 yılında başlayan kazı ve kurtarma çalışmaları ile dünyanın önemli arkeoloji kentlerinden birisidir. 2014 yılında UNESCO çok katmanlı kültür mirası listesine giren Bergama dünyanın 999. mirası kabul edilmiştir. Ne mutlu ki Bergama’lılara insanlığın ortak mirası üzerinde yaşıyorlar.

Bergama Müzesi

Bergama’ya ulaştıktan sonra, Bergama müzesi ile gezimize başlıyoruz.

İzmir Bergama Müzesi

Bergama merkezde bulunan müze 1836 yılından beri Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak hizmet  veriyor.  Humman ve Alexander Conze yönetiminde 1878 yılında Bergama’da başlayan arkeolojik kazıların sonucunda, 1900-1913 yıllarında akropolde yapılan kazılar sırasında bugünkü Alman Kazı Evi yanında bir depo müzesi yapılmıştır. Bu depo o dönemde Türkiye’deki iki arkeolojik eser deposundan biridir. Müzedeki Erken Tunç Döneminden Bizans Dönemine kadar değişik dönemlere ait arkeolojik eserlerin çoğu Bergama ve çevresinde yapılan kazılardan çıkmıştır. Civardaki antik yerleşimlerden çıkan buluntular içinde Pergfamon heykeltraşlık ekolüne ait örnekler, Pitane ve Gryneion’dan gelen Arkaik Dönem buluntuları, Myrina terracottaları dikkat çekmektedir. Etnografya seksiyonunda bölgeye ait halı, kilim (Yuntdağ, Yağcıbedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el işlemelerinin yanı sıra Anadolu’nun diğer yörelerine ait el emeği eserler de  sergilenmekte-dir.  Berlin’deki Bergama Müzesi’nde sergilenen Zeus Sunağının bir maketi de burada sergileniyor. Müzeye giriş ücreti 5,00 TL. Müze kartta geçerli. 15 Nisan – 2 Ekim tarihleri arasında 08.00-19.00, 3 Ekim-14 Nisan tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında açık. Konum için tıklayın. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bergama müzesi için Tıklayın.

 

 

 

 

Akropol                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    Akropol kelime anlamı  Antik Yunanca’da “yukarıda bulunan şehir” anlamına gelmektedir. Bergama’da halk tarafından bilinen adıyla “kale tepesi” olarak adlandırılır ve Bergama şehir merkezinin hemen yanında ve tepede yer alır.  Bergama’da Akropal’a nereden bakarsanız bakın o da bütün ihtişamıyla tam tepen sizi bakıyordur. “Kale Tepesi” olarak bilinen yerin en üst kısmına kurulan kent, daha sonra yamaçlardan ovaya doğru genişlese de tepenin en yüksek noktasında yer alan ve kentin yönetim merkezini oluşturan Akropol, bütün görkemiyle kente gelen misafirleri ağırlamaktadır. Akropol’a  aracınız yada telefirikle de çıkma imkanı bulunmaktadır. Biz aracımızla çıktık ama; şehir merkezinden yamaca ilk tırmanan tepe beni çok korkuttu. Yol çok dar ve dik. Karşıdan gelen araçla yolda karşılaştığımızda panikleyebilirsiniz. Aman dikkatli olun.  Gerek araçla gerek teleferikle çıkarken muhteşem bir Bergama manzarası sunan Akropol, 330 m yüksekliktedir. Bergama krallarının sarayları, tiyatro, kutsal alanlar, kütüphane, tapınaklar, agora, gymnasion, heroon ve diğer  Roma Dönemi kalıntıları hep bu görkemli tepe  üzerindedir.  O dönemdeki inanca göre tanrılara yakın olmak amacıyla bütün tapınaklar tepelere yapıldığından bütün tapınaklar burada bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

Tarihi Bergama Evleri                                                                                                                                                      

Bergama’nın içinden geçerek Akropol’a gittiğimiz yolun üzerinde klasik Rum mimarisinin bir yansıması olan Bergama evleri ve sokaklarını görüyoruz.  Evler genellikle daracık sokaklarda, birbirine bitişik, düzenli, tek ya da iki katlı olarak kesme ve moloz taştan inşa edilmiş, yığma evlerden oluşmakta mahalleler arasında çıkmaz sokaklar bulunmaktadır. Birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Bergama evlerinin çoğu kültür varlığı olarak tescil edilmiş ve otel ya da restoran olarak hizmet vermektedir.  Bergama sokaklarında gezerken Bergama’nın bu tarihi evleri’nin kentin gelişim sürecine mağlup düştüğünü görüyoruz.

 

 

 

 

 

Bergama Halıları

Erken devirlerden başlayarak günümüze gelen tarihsel bir süreçte , Anadolu Türkmen dokuyucusunun düz ve düğümlü dokuma yaygı kültürü içinde, kendine has renk ve desen yapısı ile ayrı bir kimliğe sahip Batı Anadolu Bergama Halıları ayrı bir öneme sahiptir. Bergama ve çevresinde, geleneksel yöntemlerle dokunan, çözgüsü ve ilmeleri yünden, gördes düğümlü ve geometrik motifli bir halı türüdür. Bergama halılarının, geleneksel Türk halı sanatında önemli bir yeri bulunmaktadır. Dünya halı literatüründe de evrenselliği kabul edilmiş bir halı gurubudur.

 

 

Kozak Yaylası

Binlerce hektar üzerine yayılmış olan Kozak Yaylası Balıkesir’le özdeşleşse de İzmir’e kadar varlığını devam ettirmektedir. Bergama Krallığından beri fıstık çamı üretmeye devam ediyor. Yediyüz metreye kadar çam ormanları ile kaplı yaylada yılda yaklaşık dokuzyüz ton çam fıstığı üretiliyor.  Yeşiliyle göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip kozak yaylası kamp alanları, yürüyüş parkurlarıyla doğa severler için benzersiz bir doğa harikası.

 

 

Bergama ve Pergamon Antik Kenti Türkiye’nin en çok rağbet gören ve ziyaret edilen ören yerlerinden birisidir. Bergama, pek çok turistik konaklama ve yeme içme tesisleri ile birlikte her yıl binlerce turist ağırlamaktadır. Denizi olmamasına karşın Dikili’ye yakınlığından dolayı Bergama’da konaklayan turistler deniz aktivitelerini Dikili plajları ve denizi ile karşılamaktadırlar. Dikili’ye yaklaşık 29 kilometre  ve yarım saat mesafede bulunan turistik tatil beldelerinden birisi.  Tarihin en eski yerleşim yerlerinden biri olan bu bölgede bulacağınız yegane şey tarih, tarih ve daha fazla tarihtir. Bu sebeple Bergama öyle “nasıl olsa yolumuzun üzerinde” diye uğranılac

ak bir yer değil. Bergama, gerçekten vakit ayrılması, tarihi dokusunun görülmesi,havasının koklanması ve  tadının alınması gereken bir yer.  İşte bu sebeple en az iki gününüzü Bergama’ya ayırmanız gereken bir yer.

Sizlerde Bergama ve Pergamon Antik Kenti hakkındaki gözlem, bilgi ve tecrübelerinizi yazımıza yorum yaparak paylaşımda bulunabilirsiniz.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: