Reklamlar

Kıbrıs’ın Beş Parmak Dağlarına Gizlenmiş Sırlarla Dolu Gizemli Evi; Mavi Köşk

Mavi Köşk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Girne-Güzelyurt dağ yolu üzerinde Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü yakınlarındaki Çamlıbel Köyünde, avukat ve silah kaçakçısı İtalyan asıllı Rum Paulo Paolides’in, eski Rum Devlet Başkanı Makarios’un avukatlığını yaptığı dönemde 1956 yılında inşa ettirdiği bu köşk, kanunsuz işler yapmak için tasarlanmış, sıradışı ilginç mimarisi ve efsanevi hikayesiyle gizemini korumaktadır.

Köşkün sahibi Paulo Paolides

Köşkün sahibi İtalyan asıllı Rum Paulo Paolides. Kıbrıs’ta doğmuş ve burada avukatlık yapıyormuş. Görünen bu olmasına rağmen gerçekte mafya avukatlığı yapan bir silah kaçakçısı. Bu yüzden köşkü yaptırırken aklınızın alamayacağı özellikler ile tasarlıyarak, en ince ayrıntı ve dönemin en güzel mimarisi ile yaptırmış. Köşkün en büyük özelliklerinden birisi dışarıdan hiç kimsenin köşkü göremediği, içiriden ise çok rahat adanın her noktasının görünebildiği bir yapıya sahip olması. Böyle bir mimariye sahip olan köşkü de Paulo Paolides’in mimar arkadaşı tasarlamış. Paulo Paolides projeyi bildiği için köşkün yapımı bittikten sonra mimar arkadaşını ve köşk yapımında çalışan işçileri verdiği bir partide öldürtmüştür. Paulo Paolides’in gizli iş toplantıları ile aşk buluşmalarının yapıldığı köşk içerisindeki süt banyosu havuzu, bukalemun derisinden masası, değerli tablolar, ses geçirmeyen perdeler, deprem heykeli, kırmızı, mavi ve sarı olmak üzere üç farklı renk odaları, alt kattaki yemek odasında misafirlerin kaldığı oda rengine göre renkleri olan yemek masaları, kristal şarap bardakları, istendiğinde bahçesinde 24 saat şarap akan aslanlı çeşmesi, çalışırken uyku dağıtan sandalyesi,  Roma medeniyetinin etkilerini taşıyan havuzlar, o zamanın şartlarında merkezi sistem kliması, özel sirtaki taverna bölümü, köşk sahibinin yatak odasında gizli kapak ve daha birçok özelliği ile bu köşk Kıbrıs’ta gezilip görülmesi gereken yerlerden birisi.

Adanın sırlarla dolu bu gizemli köşkü Girne’den Güzelyurt’a giderken Beşparmak Dağları’nın bittiği noktada Türk Barış Kuvvetleri’ne bağlı askeri bölgenin içinde yer alıyor. Mavi Köşk’e askerler tarafından yapılan kimlik kontrolü sonrası giriş yapılıyor.  Kimliklerimiz istendiğinde hay aksi, kimliğimi otelde bıraktığımı fark ettim. Neyse ki Asker’e ehliyetimi uzattığımda sorun olmadan giriş izni alıyoruz.  Bu giriş izni sonrası aracımızla yola devam ederek, sağlı sollu ağaçlarla kaplı yolu aşıp yeşillikler içerisinde yer alan Mavi Köşk’e ulaşıyoruz.

 

Mavi Köşk Yolu

Mavi Köşk giriş ücreti 3,00 TL. Öğrenci yada askerler için ise 2,00 TL ücret ödeniyor. Biletimizi aldıktan sonra bahçesinde ve havuz bölümünde sertbest gezebilirken, köşk’ün içini Mehmetçiğin rehberliğinde gezmeye başlıyoruz.  Köşk’ün sorumluluğu Türk Askeri’nde olduğundan tanıtım bakım, onarım ve rehberlik faaliyetleri askerlerimiz tarafından yapılıyor.

Mavi Köşk

Mavi Köşk dört dönümlük bir arazi üzerinde ve Akdeniz’e kadar olan bölgeye tepeden bakan bir yamaçta kurulmuş. İki katlı ve 13 odalı köşkün merdivenleri de 13 basamaklı. Bahçesindeki yüzme havuzunun her iki tarafında da  13’er fıskiye bulunuyor. Hatta köşkün krokisine tepeden bakıldığında da hem 13 rakamına hemde tabancaya benzediği söyleniyor.

Mavi Köşk Süt Banyosu Havuzu

Rehber eşliğinde evin giriş kısmında havuz bulunan büyük salona geçiyoruz. Salon üç bölümden oluşmaktadır. Bekleme bölümü, müzik bölümü ve havuz bölümüdür. Köşke gelen misafirler bekleme salonunda dinlenip ev sahibi tarafından kabul ediliyormuş. Müzik bölümünde ise piyano eşliğinde danslar edilirmiş. Köşkün birinci katında bulunan salonda, içerisinin süt ile doldurulup banyo yapıldığının iddia edildiği bir havuz bulunuyor. Köşke gelen kadınlı erkekli misafirler Kleopatra’nın süt havuzu içinde rahatladığı, hatta köşke gelen ünlü misafirler arasında Sophia Loren’in de olduğu iddia edilmektedir.

Köşk içinde gezerken köşk odalarının renklerinin dahi farklı tasarlandığını görüyoruz. Köşkün odaları kırmızı, mavi ve sarı renk olarak üç çeşit oda bulunmaktadır. Kırmızı odayı Paulo Paolides’in mafya görüşmeleri için toplantı odası olarak kullandığı, mavi odada gelen misafirleri ağırladığı, çocuklara olan ayrı bir ilgisinden dolayı ise sarı odayı çocuklara uygun olarak dizayn ettiği oturma gruplarının dahi çocuklara uygun olarak seçildiğini görüyoruz.

Pavlides’in Günah Çıkartırken Kullandığı Ayna

Evin içinde gezerken yedi ayrı noktayı aynı anda görebileceğiniz bir ayna bulunmaktadır. Pavlides günah çıkartırken arkasını göremediği, bu ayna sayesinde arkadan gelebilecek tehlikelere karşı odanın tamamını görebildiği ve kendini güvene aldığı söylenmektedir.

Fotoğraf:dortyaprakliyonca.blogspot.com.tr                                                 Denge Heykeli

Köşkte gezerken salonda bir heykel görüyoruz.  Rehber bu heykelin olası bir deprem anında bütün köşk ahalisini uyarmak için kullanıldığını söylüyor. Ölüm korkusu fazla olan Paulo Paolides köşke bir deprem sığınma odası tasarlamış. Eve gelen misafirlerin eğer çocuğu varsa Köşk’ün bu özel odasında ağırlanıyormuş. Depreme karşı evin en dayanıklı odasının burası olduğu söylendi. Oda, raylı bir sistemle evden bağımsız hareket edebiliyor ve depreme karşı esnek ve ikinci katta bulunan bir oda. Yine koridorda bulunan ve deprem yada bir sallantı ile düşen denge heykeli Paulo Paolides’in bu konuda ne kadar takıntılı bir adam olduğunun göstergesidir.

Fotoğraf: onedio.com

Köşkün içini gezerken paolides’in sanata düşkünlüğünü görmemek mümkün değil. Köşk içerisinde paha biçilmez tablolar, bukalemun derisinden dolaplar, biblolar bulunmaktadır.  Kendisine hediye edilen Meryem Ana tablosu’nun özelliği halesinin som altından elindeki tas ve gerdanlığın ise altın suyuna batırılarak yapılmış olmasıdır. Tablonun diğer bir özelliği ise odanın neresinden bakarsanız Meryem Ana’nın elleri, dizleri ayak uçları ve gözlerinin size dönük olmasıdır.  Rehber askerin söylediğine göre bu tablodan dünyada dört adet olduğu, bunlardan ikisinin Vatikan’da diğerinin ise Magosa’da bulunan St. Barnabas Manastırındaymış.

Fotoğraf: webtekno.com

 

Köşk içinde yer alan çalışma odasında bir çok kitap bulunmaktadır. Paulo Paolides’in kütüphanesine bakıldığında çok farklı yönleri ile dikkat çekmektedir. Odada yer alan çalışma masasının  ve sandalyesinin Makorios’un hediye ettiği, ilk oturuşta rahat olan sandalyenin belli bir süre sonra taş gibi sertleşerek çalışan kişinin rehavete kapılmasını önlediği söylenmektedir.

Fotoğraf: tatilname.blogspot.com.tr

Yukarıda fotoğrafta gördüğümüz bukalemun derisinden yapılan alkol dolabı ile gelen misafir kişi sayısına göre misafirin önüne konulan figürlü servis sehpalarından her şeyin çok detay düşünüldüğü görülmektedir.  Servis sehpaların  üstünde 1’den 9’a kadar insan figürü bulunmaktadır. Kaç kişiye servis yapılacaksa o servis sehpası çıkartılmaktadır. Bize anlatılana göre bukalemun derisinin özelliği üzerine bir solüsyon sürüldüğü, bu solüsyon sürüldüğünde dolabın bazı kısımlarının mevsim sıcaklıklarına göre renk değiştirdiği, dolabı en son bakım solüsyonu sonbaharda sürüldüğü içinde renginin de sarı olduğu rehber asker tarafından anlatıldı.

Fotoğraf: tatilname.blogspot.com.tr

Köşkün özel sirtaki taverna bölümü büyük bir incelikle düşünülerek diyazn edilmiş. Taverne kısmında ki masalar odaların rengine göre boyanmış. Hangi misafir hangi renk odada kalıyorsa taverna kısmında da o renk masaya oturtulurmuş. Söylenene göre kırmızı oda mafya toplantıları için, mavi oda yetişkin misafirler için, sarı oda ise çocuk misafirler için kullanıldığı söyleniyor.  Taverna bölümünde ocağın içinde yer alan et pişirme düzeneği bugün bile hala çalışmaktadır.

                                                                                                                                                          

 

 

Köşk  bahçesinde yer alan bu aslanlı çeşmeden her daim şarap akarmış.  Bu çeşmeden şarap içen kadınların üzerine Paulo Paolides’in elma attığı, elmayı yakalayan kadınla o gece birlikte olduğu söylenen rivayetler arasındadır.  

Fotograf: neokur.com

 

 

 

Köşk’ün bahçe bölümünde konuştuğunuzda sesinizin sadece kendi kulaklarınıza yankılandığı bir bölüm bulunmaktadır. Aynı zamanda bir avukat olan Paulo Paolides’in mahkemeye çıkmadan önce burada sesini prova ettiği söylenmektedir.

Mavi Köşk’ün Bahçesi

Paulo Paolides çok sevdiği mavi köşkü 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, yatak odasında bulunan ve İngiliz mahallesine çıkan gizli tünelleri kullanarak İtalya’ya kaçmak zorunda kalmıştır. Köşk’e olan ilgisini ve bir gün geri alma umudunu hiç kaybetmediği için köşk’ün bütün ihtiyaçlarını, bir mafya toplantısında öldürüldüğü 1986 yılına kadar karşılamaya devam etmiştir.

Köşk ele geçirilince Paulo Paolides’in gizli kasasından bir altın anahtar çıkmış, ancak bu anahtarın nerenin anahtarı olduğu ve hangi kapıyı açtığı hala bulunamamıştır. Bu anahtar halen Türk Silahlı Kuvvetlerinin bünyesindedir.

1963-1974 yılları arasında Kıbrıs’lı Türkler bir çok zorluklar altında yaşam mücadelesi verirken Paulo Paolides kanlı paralar ile bu köşkte sefasını sürmüştür.

Bugün Mavi Köşk bir ibret müzesi olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin himayesinde ziyaretçilerini ağırlamaya devam etmektedir.  Kıbrı’a gittiğinizde Mavi Köşk’ü ziyaret etmeyi ihmal etmeyiniz.

Instagram’da takip etmek için TIKLAYIN

 

Mavi Köşk Ziyaret Gün ve Saatleri

 

Pazartesi Günleri dışında haftanın her günü 09:00 – 17:00 saatleri arasında açıktır..

 

Mavi Köşke Kıbrıs Taksi veya Girne Taksi ile ulaşım sağlayabilirsiniz

Kıbrıs Taksi tarafından yapılan Kıbrıs Turları hakkında ayrıntılı bilgi için linki tıklayınız.

Diğer örnek taksi ücretleri için Burayı tıklayarak bilgi alabilirsiniz.

Mavi Köşk hakkında daha fazla bilgi için  

http://kibrismavikosk.com/

 

Sizlerde MAVİ KÖŞK hakkındaki gözlem, bilgi ve tecrübelerinizi yazımıza yorum yaparak paylaşımda bulunabilirsiniz. 

 

                                                            

 

 

                                                       

Reklamlar

Kıbrıs’ın Beş Parmak Dağlarına Gizlenmiş Sırlarla Dolu Gizemli Evi; Mavi Köşk” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: