Muğlada Bir Cennet; Sedir Adası ve Kleopatra Plaji

    SEDİR ADASI ve KLEOPATRA PLAJI – MUĞLA

Bugünkü turumuzda Muğla’nın en güzel yerlerinden biri olan, gerek doğal güzelliği, gerekse kültürel zenginliği ile büyüleyen Sedir Adası var. Sedir Adası Kerme Körfezi’nde bulunan hem denizi ile görülmeye değer güzellikte, hemde de antik kalıntılarla dolu üçlü bir ada grubunun en büyüğüdür. Muğla’nın Ula ilçesi sınırları içinde yer alan Sedir Adası’nın antik çağdaki ismi Kedrae veya Cedrae olup, adada bu dönemden kalma kalıntılar da bulunmaktadır. Sedir adası hem tarihi ve doğal güzellikleri ile hem de Kleopatra plajı ile Muğla da adeta bir bir cennet köşesidir.  

SEDİR ADASI NEREDE? NASIL GİDİLİR? 

Marmaris’e sadece 16 km, Muğla merkeze ise yaklaşık 55 km civarında bir uzaklıktadır. Sedir Adasına gitmek için Çamlı Köyünden geçmeniz gerekiyor. Sedir Adasına ulaşım araç ile belli bir yere kadar yapılırken daha sonrasında tekne ile devam ediliyor. Tabelayı takip ederek Çamlı iskelesine gidip aracınızı bırakmanız için Deniz taksilerin büyük bir otopark alanı mevcut bu konuda hiçbir sıkıntı yaşanmıyor. Aracınızı bıraktıktan sonra iskelede bulunan gişeden biletinizi alarak Sedir Adası için küçük deniz taksiler ile yola çıkabilirsiniz. Deniz taksi ücreti kişi başı 30,00 TL’dir. Deniz taksi ile Sedir Adası’na yolculuğumuz ise yaklaşık 20 dakika civarı sürmektedir.

SEDİR ADASI GİRİŞ ÜCRETİ VE ZİYARET SAATLERİ

Adaya giriş Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sağlanmaktadır. Girişte müze kartınız var ise ücretsiz bir şekilde Adaya giriş yapabilirken, müze kartınız yok ise Giriş ücreti kişi başı 36,00 TL’dir.  Ziyaret Saatleri ise  Yaz dönemi 08:30 – 19:00, Kış dönemi ise 08:30 – 17:30 olarak uygulanıyor.
Sedir Adası’na girdiğinizde sizi tahtalardan yapılmış bir yol bekliyor. İlk görüşte büyüleyici bir deniz sizi karşılıyor, tabi bu birde yeşille birleşince daha mükemmel bir hal alıyor.

KLEOPATRA PLAJI

Sedir adası aynı zamanda altın sarısı kumsalı ve denizi ile çok meşhur. Plajı aynı zamanda Kleopatra plajı olarak ta anılmaktadır. Adanın altın sarısı kumlarının öyküsüne gelince, Mısır Kraliçesi Kleoparta ile  sevgilisi Roma’lı Komutan Antonius’un adada buluşmaları için Mısır’dan gemilerle getirildiği şeklindedir. Kleopatra Plajı’nın altın sarısı kumu ve mavinin farklı tonlarını bir arada yansıtan denizi ile Sedir Adası görülmeye değer ender yerlerimizden birisidir. Kleopatra Plajı nedeniyle ada Sedir Adası ya da Kleopatra Adası olarak da biliniyor. Aman kafanızı karıştırmayın. İkisi de aynı yer.

KISACA SEDİR ADASI TARİHİ

Kedreai, Keremos körfezinin doğusunda bir ada yerleşmesidir. Türk döneminde ‘’Şehiroğlu’’ diye adlandırılan ada günümüzde Sedir Adası olarak gelmiştir. Ada’nın ismi Sedir ağaçlarından gelse de, bugün adada sedir ağacı yoktur.Yaklaşık 800 metrelik bir kıyı uzunluğuna sahip olan adanın yanı başında Orata adası ve Küçük ada bulunmaktadır.

Sedir Adası’nda yerleşim adayı ikiye ayıran İsthmos’un (Kıstak) doğu tarafında oluşmuştur. Kenti tiyatrosu, kutsal alanların, konut, liman ve diğer pek çok önemli sivil ve dinsel yapıları surlarla çevrili bu alan üzerindedir. Nekropol alanı liman ve diğer sivil yapıların bir bölümü ise adanın doğu yakasındaki anakaradadır. Sedir Adası’nında içinde olduğu topraklar eski çağda Rhodos Peraia (Karşıkara) içinde bulunmaktaydı.

 Ada’nın Ksenophon tarafından ‘’yarı barbar’’ olarak nitelendirilen halkı Karia kökenliydi. M.Ö. 5. Yy’da Delos konfederasyonuna bağlanan Kedreai’nin birliğe ödediği vergi yarım talentti. Ksenophonun verdiği bilgiye göre Spartalı komutan Lysandros M.Ö. 405 yılında Peleponnesos savaşında Atina’yı destekleyen kente saldırmış ve kenti ele geçirerek çeyreğinde Roma müttefikleri ile Seleukos krallığı arasında süren savaş ve karışılıklık döneminin ardından Karia bölgesinin büyük bölümü ile birlikte Kedreai’de yeniden Rhodos’un egemenliğine girmiştir.  M.Ö. 168-167 yıllarında Roma, bölgenin özgür olduğunu ilan etmiştir. Kent, M.Ö. 129 yılında Roma’nın egemenliği altına girerek, Küçük Asya’da kurulan ilk Roma eyaleti ‘’Provincia Asia’’ içinde yer alır.

Ada Osmanlı egemenliğine Giriyor.

Bizans imparatorluğu altındaki Karia bölgesine yönelik Türk akımlarının M.S 11.YY sonlarından itibaren yoğunlaşmasının ardından kent, M.S 15.YY’ın ilk çeyreğinden sonra kesin olarak Osmanlı Egemenliğine girmiştir. Bugün hem ana karada hem de adalarda izlenen ayakta kalmış kalıntıların büyük çoğunluğu Bizans dönemindedir.

Ada’nın kuzey yamacında 2500 kapasiteye sahip tiyatronun sahne binası büyük ölçüde tahrip olmuş olsa da oturma sıraları oldukça iyi korunmuştur. Kedreai’deki tiyatronun önemli başka bir özelliği de Rhodos’un karşı yakasında bilinen üç büyük tiyatrodan biri olmasıdır.

Adanın kuzey kıyısında ki kumlar, özel biçimde oluşan Kalker damlacıklarıdır ve Ege ve Akdeniz’de Sedir dışında sadece Girit Adası’nda görülür. Ada ve çok özel jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan ve giderek azalan kumlar 2863 sayılı Kültür ve Tabiat varlıkları koruma kanunu gereği koruma altına alınmıştır.

Fotğraf: www.instagram.com/kahvekokusu.
resize=300%2C300&ssl=1 300w, https://i0.wp.com/gezikent.com/wp-content/uploads/2019/08/Sedir-Adası4.jpeg?resize=50%2C50&ssl=1 50w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /> Fotoğraf: www.instagram.com/kahvekokusu.

YAZAR YORUMU

Adaya gitmeden önce edindiğim bilgiye göre Adada suyun bile aşırı pahalı olduğu yönündeydi 😀  Bende Çamlı köyünden mini buzdolabıma yiyeceklerimi ve içeceklerimi alıp öyle gitmeye karar verdim. Sabah 11.30 da adaya doğru yola çıktım. Size de sabah gitmenizi öneririm. Çünkü öğleden sonra turistlerin büyük bir yoğunluğuna uğruyor ada. Adanın denize girilen kısmında tahtadan ücretsiz şezlonglar mevcut fakat tabi boş bulabilirseniz. Yukarıda da belirttiğim gibi adanın kumsalını kullanmak yasak çünkü korunuyor.  Denizi tamamen kum, gayet güzel ve temiz hatta balıklar ile yan yana yüzme şansı yakalıyorsunuz. Görülmeye değer ve tarihi bir yer. Adadan dönüşte ise Çamlı köyünde Çamlı Restaurant kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yer. Sizi girişte inanılmaz güler yüzlü insanlar karşılıyor. Ağaçların altında yeşillikler arasında yemeğinizi yiyerek tüm yorgunluğunuzu atabiliyorsunuz. Hem fiyat açısından uygun hem de oldukça lezzetli.

Comments

comments

Bize Yazın

%d blogcu bunu beğendi: