Safranbolu-Amasra Gezi Rehberi

24 SAATTE SAFRANBOLU VE AMASRA TURU

24 saatte Safranbolu ve Amasra gezilir mi? Biz gezdik. Hem eğlendik hem de çok keyif aldık. Bu bizim kendi aracımız dışında tur şirketi ile yaptığımız ilk seyahat. Gezi rotamız Safranbolu ve Amasra. Gece saat 01:00’de başlayan Safranbolu-Amasra turumuza sabah 08:00’de Safranbolu Mola Restaurant’ta bir kahvaltı Molası veriyoruz. Güzel bir kahvaltı sonrası Müze Kent Safranbolu’nun tarihi sokakların da  dolaşmak için hepimiz sabırsızlanıyoruz.

SAFRANBOLU NEREDE? NASIL GİDİLİR?

Safranbolu Karabük İline bağlı, Karabük’e 8 km uzaklıkta bir İlçedir. İstanbul ve Bursa’dan yola çıkanlar Bolu’yu geçip Ankara- İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak Karabük’e oradan da 8 km. daha devam ederek Safranbolu’ya ulaşabilirler.

KISACA SAFRANBOLU

Birçok medeniye ev sahipliği yapmış olan Safranbolu, eski çağlarda Homeros’un İlyada destanında geçen Paflagonya bölgesinde yer almakta ve bilinen tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar gitmektedir. Binlerce yıllık bir yerleşim yeri olan Safranbolu, köklü bir kültürün yanı sıra tarihi dokusunu bozmadan günümüze kadar taşımış ve  UNESCO tarafından 17.12.1994’de Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Dünya Kültür Mirası listesine alındıktan sonra şehrin merkezi yukarıya kaymış. Eski Safranbolu halk arasında “Çarşı” diye biliniyor. Yeni şehir merkezine ise “Kıranköy” diyorlar.

Safranbolu
Safranbolu

SAFRANBOLU’YU GEZİYORUZ

Kentin turistik ve tarihi eserlerinin yoğunlaştığı bölge “Çarşı” kesimidir. Bu bölge kuzeydeki Kale ile güneydeki Hıdırlık Tepesinden izlenebilmektedir.

Safranbolu Hıdırlık Tepesi
Safranbolu Hıdırlık Tepesi

Hıdırlık Tepesi

Safranbolu’yu tepeden seyir için Hıdırlık Tepesine gidiyoruz. Kişi başı 1,00 TL ücret karşılığı girilen Hıdırlık tepesi, Safranbolu’yu ve Safranbolu evlerini tepeden seyretmek için harika bir yer. Üzerinde iki anıt mezar bulunan Hıdırlık Tepesi, eski zamanda açık hava namazgahı olarak kullanılmıştır. Bu tepeden bakıldığında, Çarşı bölgesindeki anıtsal değerleri bir arada görebilir, şehrin tarihi evlerinin fotoğraflarını çekebilirsiniz. 

Safranbolu Evleri
Safranbolu Evleri

Safranbolu Evleri

Hıdırlık tepesinden seyrettiğimiz evleri görmek ve Safranbolu’yu keşfetmek için çarşıya iniyoruz. Bugün Safranbolu’da 17.18. ve 19. Yüzyılda yapılmış 2000 tane ev bulunmakta bu evlerin 800 tanesi koruma altındadır.  Evlerin yerleştirilmesinde iklim gerekleri kadar evin oluşturacağı görünüm ve göreceği manzara da dikkate alınmıştır. Bir ev penceresinden, avlu dış kapısından ya da iki evin arasından görülecek manzara kesinlikle bir bütündür. Safranbolu evlerinin hiçbiri derme çatma değildir. Tüm evler bahçe içinde, çoğunlukla üç katlı 6-8 odalı, geniş hacimli, insan ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış ve estetikle biçimlendirilmiş büyük konaklardır. Evlerin saçak köşelerine uğur getirmesi için geyik boynuzu asılması geleneği yaygındır. 

Safranbolu Lokumu İmalatı
Safranbolu Lokumu İmalat ve Satış Merkezi

Safranbolu Lokumu

Safranbolu’nun evleri ne kadar meşhursa lokumu da bir o kadar meşhur. Safranbolu lokumu imalatının sunumunu İmren doğal ve yöresel ürünler imalat ve satış merkezinde izledikten sonra hem alışverişimizi yapıyor hem de ikram edilen lokumlarının tadına bakıyoruz.

Safranbolu Cinci Hanı
Safranbolu Cinci Hanı

Tarihi Cinci Hanı ve Hamamı

Safranbolu’da han olarak en göze çarpan Cinci Hanı ilçe merkezinin ortasında önemli bir mimari yapıdır. Sultan İbrahim’in Anadolu Kazasker’lerinden Cinci Hoca (Kazasker Hüseyin Efendi) tarafından memleketi olan ilçeye bıraktığı eserlerden biridir. 17. yüzyılın ortalarında yapılmış olan han, restore edilerek 2 katlı 63 odalı Cinci Han oteli olarak hizmet veriyor. Ziyaretçiler 1,00 TL ücret karşılığı bu yapıyı gezebiliyor.

Tarihi Cinci Hamamı da 1645 yılında yapılmış bir yapıdır. Bu hamamın da Cinci Hoca tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Halen hizmet vermekte olan hamamda kadın ve erkeklere ait iki bölüm bulunmaktadır.

Safranbolu Kaymakamlar Evi
Safranbolu Kaymakamlar Evi

Kaymakamlar Evi

Kaymakamlar Evi 18 ve 19.yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü ve yaşama biçimi ile teknolojisini yansıtan Safranbolu Evleri arasında önemli bir örnektir. 19.yüzyıl başlarında yapıldığı sanılmaktadır. Kamulaştırılarak müze haline getirilen 3 katlı ahşap ev Safranbolu evlerini daha yakından görmek için gezilip görülmesi gereken yerlerden biridir. Kaymakamlar Müze Evi ya da Gezi Evi kış dönemlerinde 09.00-17.30 saatleri, yaz dönemlerinde 09:00 – 19:00 saatleri arasında 4,00 TL ücret karşılığı geziye açıktır. 

Safranbolu Arasta Çarşısı
Safranbolu Arasta Çarşısı

Safranbolu Çarşıları

Safranbolu’da üretim ve ticaret Lonca sistemi ile yürütülen çeşitli çarşılarda yapılmaktaydı. Bu gün halen üretimin sürdüğü Demirciler, Bakırcılar, Kalaycılar ve Semerciler Çarşıları kentteki el işçiliğinin devamını sağlamaktadır. Restore edildikten sonra el sanatlarının satıldığı merkez haline gelen Yemeniciler Arastası ve çevresindeki dükkanlar, kente gelen turistlerin Safranbolu’ya özgü hediyelik eşya bulabileceği yerler arasındadır.

Safranbolu Sokakları
Safranbolu Sokakları

Müze kent görünümündeki Safranbolu, dar sokakları ve Arnavut kaldırımlarıyla tarihi bir cenneti andırmaktadır. Aslında kent tarihi bu çarşılarda başlıyor. Bizde keyif alarak bu tarihi sokaklarda ki turumuza devam ediyoruz.  Çarşıdaki kafelerden birine çay içmek için oturduğumuzda yola çıkma vaktinin geldiği söyleniyor. Doyamadım sana Safranbolu diyerek yeni keşiflere doğru yolumuza devam ediyoruz.

Rotamız Safranbolu’ya sadece 6 km uzaklıktaki Tokatlı kanyonu üzerinde yer alan İncekaya Kristal Cam Seyir Terası.  Tur programında olmamasına rağmen Safranbolu’ya kadar gelinir de Kristal Cam Seyir Terasına gidilmez mi baskılarına dayanamayan tur şirketi neyse ki sonunda ikna oluyor.  

Safranbolu İncekaya Kristal Seyir Terası
Safranbolu İncekaya Kristal Seyir Terası

İncekaya Kristal Cam Seyir Terası

Safranbolu Tokatlı Kanyonu üzerinde yer alan İncakaya Kristal Cam seyir Terası yükseklik korkusu olanlar için bir nevi cesaret testi. Tokatlı kantonunu 80 metre yükseklikten izleme fırsatı veren terasın tabanı cam. Ama korkmayın kırılmaz cam. Hatta 75 ton yükü taşıyabilecek sağlamlığa sahip olduğu söyleniyor.  11 metre genişliğindeki balkon üzerinde altta uçurumun üstünde durmak çokta heyecan verici.

Safranbolu İncekaya Kristal Cam Seyir Terası Yazımız İçin TIKTIK…..

Safranbolu Tokatlı Kanyonu
Safranbolu Tokatlı Kanyonu

Safranbolu Tokatlı Kanyonu

Tarihi güzellikleriyle de bilinen Safranbolu birbirinden eşsiz kanyonlara da ev sahipliği yapıyor. Tokatlı Kanyonu’nda yaklaşık dokuz kilometrelik bir yürüyüş parkuru bulunuyor. Doğanın keyfini çıkararak, tertemiz havayı içinize çekerek yapacağınız sakin bir yürüyüşle iki saatte kanyonun diğer ucundan çıkıyorsunuz.  Safranbolu Tokatlı Kanyonun bir ucu Tokatlı Köyünde, diğer ucu ise Eski Çarşı’nın Gümüş Mahallesi’ne dayanmaktadır.

Asıl şimdi Safranbolu’ya veda vakti geldi. Yeni keşifler için yine düşüyoruz yollara.   Rotamız Karadeniz bölgesinin Batı Karadeniz bölümünde yer alan Amasra İline bağlı Karadeniz’in incisi mavi ile yeşilin buluştuğu “Nam ı Diğer Çeşm-i Cihan” Amasra.

Hani az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. Ne kıvrımlı yollardan, ulu çınar ağaçlarının koridor oluşturduğu tünellerden, aşk yollarından, dere kenarlarından, yeşilliklerin içinden geçerek Karadeniz’in incisi mavi ile yeşilin buluştuğu “Nam ı Diğer Çeşm-i Cihan” Amasra’ya ulaştık.

Nedir bu “Çeşm-i Cihan”? 1460 yılına kadar Cenevizlilerin himayesinde olan bu beldeye; bazı rivayetlere göre fethetmek için, bazı rivayetlere göre avlanmak için giden Fatih Sultan Mehmet bakacak mevkiinde duraklayıp bu güzel beldeye tepeden bakar ve Hocası Akşemseddin’e dönerek; “Lala, Lala Çeşm-i Cihan bu mu ola?” diyerek hayranlığını dile getirmiştir. Cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Amasra’yı dünyanın gözbebeği olarak nitelendirmiştir. Ve Huzurlarınızda Çeşm-i Cihan (Dünyanın Göz Bebeği) Amasra.

Amasra
Amasra

AMASRA NEREDE? NASIL GİDİLİR?

Amasra Bartın İline bağlı, Bartın’a 17 km uzaklıkta bir İlçedir. Bartın merkezden Tersane Caddesi takip edilerek D010 yoluna çıkılıp yaklaşık 10 dakikalık bir yolculuktan sonra Amasra’ya ulaşılıyor.

Amasra
Amasra

KISACA AMASRA

Amasra ya da tarihte bilinen ilk adıyla Sesamos şehri’nin bilinen tarihi M.Ö 3000 yıllarına kadar gitmektedir. Helenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemi yerleşim merkezlerinden Amasra, 5 bin yıllık tarihin izlerini taşıyor.  Bartın ilinin 17 km kuzeyinde yer alan Amasra,  denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı, bağımsız adaları ile eşsiz bir görsel güzelliğe sahiptir.

Dillere destan güzelliği ile anılan Amasra için tarih boyunca pek çok güzel benzetme yapılmıştır.  Plinius’un “Zarif ve Güzel” dediği Amasra’yı Niketas “Dünyanın Gözü”ne,        Cenovalılar “Çiçekli Kale’ye”, Fatih Sultan Mehmet’in ‘Çeşm-i Cihan’ (dünyanın gözü), Zeki Müren’in ‘küçük Capri’ benzetmeleri ile anılır olmuştur. Amasra küçük bir belde olmasına rağmen Kale’sinden, çarşılarına, denizinden, balığına, eşsiz koylarından, doğal güzelliklerine, deniz ürünlerinden, ağaç işlemeciliğine ve tarihi mekanlarına kadar büyük bir kültürel ve tarihi zenginliğe ev sahipliği yapıyor.

AMASRA’YI GEZİYORUZ

Karadeniz’i gizleyen son dağları aşıp kıvrımlı yollardan geçerek Fatih Sultan Mehmet’in de Amasra’yı hayranlıkla izlediği Bakacak Tepesine ulaşıyoruz. Sağımız yeşil solumuz mavi. Tüm güzellikleriyle Amasra’yı kuş bakışı Bakacak Tepsinden seyrediyoruz. O gün Fatih Sultan Mehmet’i hayran bırakan bu manzara, bugünde bizi kendine hayran bırakıyor.

Bakacak Tepesinden Amasra
Bakacak Tepesinden Amasra

Bakacak Tepesi

Fatih Sultan Mehmet’in, ‘Lala Lala Çeşhm-i Cihan Bu Mu Ola? (Dünyanın Göz Bebeği) diye seslendiği yer Bakacak Tepesi. Amasra’nın tüm tarihi ve doğal güzelliklerini şehir merkezine inmeden kuşbakışı olarak gözler önüne seren bir seyir noktası burası. Bakacak Tepesinde yer alan dürbünlerle Amasra’yı, marinayı, yelkenli gemileri ve balıkçı teknelerini seyredebilir, gözde ya da haşlanmış mısır yiyebilir ya da kahvenizi yudumlayarak Amasra manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Şimdiden söyleyeyim. Manzara da manzara ama.

Amasra Kuşkayası Yol Anıtı
Amasra Kuşkayası Yol Anıtı – Fotoğraf:www.instagram.com/memleketbartin/

Kuş Kayası Yol Anıtı

Amasra’ya 4 km uzaklıkta eski Amasra-Bartın karayolu üzerinde Roma dönemine ait Anadolu’da başka bir örneği bulunmayan yol dinlenme anıtıdır. Roma İmparatoru T. Germanious Claudius zamanında Doğu Eyaletleri İnşa Ordusu Komutanlığı yaptıktan sonra yaşam boyu Bitinya -Pontus Valiliğine atanan Gaius Julius Aguilla tarafından M.S. 41-54 yıllarında yaptırılmıştır. İmparatorun anısına yaptırılan bu anıt; yufka kabartma tekniğiyle kayalara oyulmuş Kral heykeli ve Roma Hakimiyet Kartalı ile birbirini tamamlayan iki kitabe, oturma sedirleri ve kaya nişlerini kapsamaktadır. Birisi kral figürünü çevreleyen Niş’in üstünde, diğeri kabartmalardan uzakta ve batıda bulunan birbirini tamamlayan kitabelerde; “Devletlerarası barışın ve dostluğun anısına, İmparator Germanious’un yüceliği için G.J.Aguilla dağı yardı ve bu dinlenme yerini kendi özel ödeneği ile yaptırdı” ifadeleri bulunmaktadır.

Amasra Müzesi
Amasra Müzesi

Amasra Müzesi

Çok eski bir yerleşim yeri olan Amasra ve çevresinde sık sık eski eserlerin ortaya çıkması burada bir müze kurulması fikrini ortaya çıkarmıştır. 1955 yılında derlenen arkeolojik ve etnografik eserler önce belediye binasında, 1982 yılından itibaren ise bugünkü müze binasında sergilenmeye başlanmıştır. 1884 yılında Denizcilik okulu olarak yapımına başlanıp bitirilmeyen bina, 1976 yılında Kültür Bakanlığı’nca satın alınıp restore edilerek 1982 yılında müze olarak hizmete açılmıştır.  Dört salonlu müzede Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemine ait eserler ile Amasra yöresine özgü ağaç çekicilik sanatını yansıtan eserler yer almaktadır. Giriş Ücreti: 6,00 TL, Ziyaret Saatleri: Kışın, 08.00-17.00 Yazın, 08.00-19.00 Tel: 0378 227 61 01-02 Konum için tıklayın.

Amasra Tarihi Çekiciler Çarşısı
Amasra Tarihi Çekiciler Çarşısı

Tarihi Çekiciler Çarşısı

Tarihi, 17.yy’a dayanan ağaç oymacılığı, bugün Amasra ve köylerinde halen sürdürülmektedir. Çarşıya adını veren Çekicilik, bir ahşap oymacılığı süsleme sanatıdır. Bölgede yetişen ıhlamur, şimşir, dişbudak, ceviz, kiraz ve kızılağaç gibi ağaçlardan elverişli olanların el tezgâhlarında işlenmesi ve oyulmasıyla küçük eşyalar, resim ve resimlikler, baharatlık, peçetelik, salata kasesi, tuzluk, tepsi, çerez takımları, hayvan figürleri gibi hediyelik eşyalar üretilerek satılmaktadır. Çekiciler Çarşısında ahşap işçiliğinin nadide ürünleri görülmeye değerdir. Zanaatkârların toplandığı Çekiciler çarşısı Amasra’nın en çok ziyaret edilen tarihi çarşılarından biridir.

Amasra Fatih Camii
Amasra Fatih Camii

Fatih Camii

Dokuzuncu yüzyılda Amasra Kalesi içinde yapılmış bir Bizans Kilisesidir. Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Amasra’yı fethinden sonra Camiye çevrilmiştir. Amasra’yı savaşmadan kan dökmeden teslim alan Fatih Sultan Mehmet, savaşın kazanılmasının bir simgesi olarak kiliseden camiye dönüştürülen Fatih Camii’ne bir kılıç bırakır. Fatih Camii’nin de o tarihten bu güne kadar Cuma namazları ve Bayram namazlarında imam hutbeye çıktığında Fatih Sultan Mehmet’in bıraktığı kılıcı eline alarak hutbenin kılıç çekilerek okunması geleneği yaşatılmaya devam edilmektedir.

Amasra Direkli Kaya
Amasra Direkli Kaya

Direkli Kaya

Cenevizliler tarafından inşa edildiği bilinen Direkli Kaya 7 metre uzunluğunda bir aydınlatma ve gözetleme kulesidir. Küçük liman içerisinde yer almaktadır. Buradan denizle bağlantılı bir havuz ve kayaya oyulmuş basamaklar ile mermerden bir iskele görülmektedir. Amasra’lılar tarafından Kraliçe Amastris’in havuzunun olduğuna inanılan bölümdür. Direkli Kaya muhteşem bir deniz manzarasına sahiptir.

Amasra Kalesi
Amasra Kalesi

Amasra Kalesi

Bizans döneminde inşa edilen Amasra Kalesi, Cenevizliler döneminde değişikliklere uğramış hem Ceneviz hem de Osmanlı dönemlerinde ise ciddi onarımlar görmüştür. 16.07.2013 tarihinde ise UNESCO tarafından Dünya Miras Geçici Listesi’ne eklenmiştir. İki bölümden oluşan Amasra Kalesi birisi, o zaman ada olan ve “Kemere” denilen bir köprüyle Amasra’ya bağlanan Boztepe’deki Sormagir Kalesi, diğeri ise Amasra’daki Zindan Kalesi’dir. Amasra Kalesi’nin kuzeydoğu-güneydoğu arasındaki doğu surlarının uzunluğu 65 metre, güney surlarının uzunluğu 300 metre, Kemere Köprü’den itibaren de büyük bölümü yıkılan kuzey surlarının uzunluğu ise 200 metre kadardır. Amasra’nın bir bölümü Kale İçerisinde halen gündelik yaşamlarına devam etmektedir. Amasra Kalesi’ne çıktığınızda muhteşem bir manzara sizi karşılayacaktır.

Amasra Kemere Köprüsü
Amasra Kemere Köprüsü

Kemere Köprüsü

Boztepe ve Zindan mahallesinden oluşan iki adayı Kemere adı verilen Roma döneminde yapılmış taş bir köprü birbirine bağlamaktadır. Sağında ve solunda muhteşem bir deniz manzarasına sahip olan bu köprü artık ilçenin simgelerinden biri haline gelmiştir. Tarihi dokusunu korumayı başarmış olan bu köprüden uzun uzun manzara seyredebilir, bol bol da fotoğraf çekebilirsiniz.

Amasra Ağlayan Ağaç
Amasra Ağlayan Ağaç

Ağlayan Ağaç

Amasra Boztepe’de bulunan Ağlayan Ağaç aynı zamanda bu bölgede bulunan çay bahçesine ismini vermiştir. 300-350 yaşlarında bir selvi ağacı olan Ağlayan ağaç, denizden ve rutubetten aldığı nemi bünyesinde toplayıp, topladığı nemi ilkbahar ve sonbahar aylarında yağmur damlası olarak aşağıya dökmekte ismi de Ağlayan Ağaç olarak buradan gelmektedir.

Amasra Tavşan Adası
Amasra Tavşan Adası

Ağlayan Ağaç Çay Bahçesi’nde nefis çaylarınızı ve kahvelerinizi yudumlarken Amasra tavşan adası ve büyük liman manzarasıyla baş başa olma imkanına sahip olacaksınız.

Amasra Barış Akarsu Parkı
Amasra Barış Akarsu Parkı

Barış Akarsu Parkı

Amasra… Barış Akarsu’nun memleketi. Amasra’ya gelip te rahmetli Barış Akarsu’yu anmadan hiç olur mu? Henüz 28 yaşında hayatının baharında geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Barış Akarsu’yu rahmetle anıyoruz. Biz onu unutmadık. Ama Amasra’da onu unutmamış.  Barış Akarsu adına bir park açılmış. Barış Akarsu Heykelinin bulunduğu Amasra’nın en güzel manzaralı yerinde amfili, geniş bir park. 

Rahmetli Türk Rock Sanatçısı Barış Akarsunun Mezarı da Amasra Şehir Mezarlığında bulunuyor. Amasra merkezinde bulunan mezarlık şehir merkezinden yürüme mesafesiyle yaklaşık 15 dakika uzaklıktadır. Amasra merkezindeki Amasra müzesinden yukarıya çıkan yolu takip ederek Amasra şehir mezarlığındaki Barış Akarsu Mezarına ulaşabilirsiniz. Konum için TIKLAYIN..

Amasra Sokakları
Amasra Sokakları

Amasra’yı egzotik kılan 7 tepe, bir yarım ada ile iki ada ve iki körfezden oluşan doğal yapı ile yeşilin cennet imajına bürünmüş orman örtüsüdür. Bu özelliklerinden dolayı

, turizmi 1940 yılında başlatmış ve Türkiye’nin ilk turizm kasabası olma ünvanını sahiplenmiştir.

Birisi mi seslendi demeden Amasra’dan ayrılma vaktinin geldiğini tur rehberimiz söylüyor. O gün Cihan padişahının kalbinde taht kurmayı başaran Amasra, bugünde bizimde kalbimiz de taht kurmayı başarıyor.  

 

Sizlerde Safranbolu ve Amasra Gezisi hakkındaki gözlem, bilgi ve tecrübelerinizi yazımıza yorum yaparak paylaşımda bulunabilirsiniz. 

Comments

comments

Bize Yazın

%d blogcu bunu beğendi: